![]()
Türk aile yapısının en büyük finansal sınavı, ne enflasyon ne de borsa endeksidir; evdeki o çizgili kareli defterdir. O defter ki, son otuz yılın tüm çeyrek, yarım ve gram altın hareketlerini kaydetmiş bir suç dosyasıdır resmen.
Düğünler bizde bir eğlence değil, açık ara en sert vadeli işlem piyasasıdır. “2018’de görümcenin büyüğüne çeyrek takmıştık, onlar şimdi bizim küçüğe gram taktı” cümlesiyle başlayan krizler, IMF müzakerelerinden daha çetin geçer. Masadaki akrabaların yüzündeki o sahte gülümsemenin arkasında, aslında salona giren her gelinin üzerindeki takıları kuruşu kuruşuna hesaplayan birer yapay zekâ yatmaktadır.
En Büyük Strateji: Takı kuyruğunda kimin ne taktığını mikrofondan anons eden o amca, aslında düğün dünyasının baş denetçisidir. “Gelin hanıma teyzesinden bir burma bileeezik!” nidası, karşı tarafa verilmiş açık bir finansal muhtıradır.
Sonuç olarak; o takılan altınlar asla hediye değildir. Günü geldiğinde kur farkıyla geri tahsil edilecek, yüksek faizli bir akraba kredisidir. Borcuna sadık kalmayan akraba ise, ilk bayramlaşmada aile WhatsApp grubundan aforoz edilmeye mahkûmdur.














