app icon
Sevimsiz.com Hızlı • Ücretsiz • Kolay

Bildirimler

Sevimsiz - Günlük Hayatın Can Sıkıcı Detayları

Ara

Son

Yeni arama yok.

Karakaçan (✍️ Yazar) • 55 dakika önce

Beynimize Kazınan Kural: Pazarlık Sünnettir

Hemen hemen 3 dakikada okursun.

Loading

İnsanlık tarihi kadar eski, alışveriş kültürümüzün özü, Annemizin “oğlum hemen kabul etme, pazarlık sünnettir” nasihatıyle beynimize kazınmış bir gerçektir bu. Hatta öyle bir inanış ki; pazarlık yapmadan bir şeyi tam fiyatına alan kişi, sanki büyük bir günah işlemiş, haram para harcamış, en kötüsü de “kendini kullandırmış” gözüyle bakılır.

Pazarlık bizim için sadece fiyat düşürme sanatı değildir. Bu bir imtihandır. Bu maharet sınavıdır. Bu “sen alıcı mısın yoksa müşteri mi?” sorusunun cevabıdır.

Mantık şudur: Satıcı ilk fiyatı söylediğinde o asla gerçek fiyat değildir. O sadece “yabancılara, acelelere, şehrin dışından gelmişlere, daha önce pazarlık kültürüyle tanışmamışlara, en önemlisi de annenizin nasihatını dinlemeyenlere söylenen fiyattır.” Gerçek fiyat ise senin “Hadi canım bu ne fiyat ya?” cümlesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkarılan kutsal sırdır.

Mahalle esnafında durum daha da ilginçtir. Senden fiyat ister: “Kilo soğan kaç lira ağabey?” O da cevap verir: “Sen bilirsin kardeşim.” İşte bu an, mücadelenin tam başladığı andır. Eğer “Ne olur sen söyle” dersen kaybetmişsindir. Eğer “Vallahi başka yerde şu kadar gördüm, senin hakkını da yemek istemiyorum” dersen o zaman satıcı da ağabey olur, kardeş olur, komşu olur: “Hadi senin için şu kadar olsun, zararına veriyorum ama senin hatrına.”

Hepimiz biliyoruz ki o zararına verilen şeyden haftada 50 kilo satıyor, hiç zarara girmiyor. Önemli olan bu değildir. Önemli olan süreçtir. Önemli olan ikimizin de birbirini anladığını, hakkı helal ettiğimizi, gönül bağı kurduğumuzu hissetmektir.

En komik tarafı ise şudur: Pazarlık yapıp fiyatı yarıya kadar düşürürsün, tam memnun ayrılacaksın derken dönüp bir de “Hadi bana şu küçük limondan bir tane de hediye ver ağabey” dersin. O da hemen kabul eder. İşte bu an zafer anıdır! Çünkü sadece fiyat düşmedi, ayrıca hediye aldın. Yani sünneti tam yerine getirmiş oldun.

Pazarlıkta en büyük yanılgı ise acele etmektir. Acelen var diye fiyatı kabul edersen dönüp yol boyunca kendi kendine kızarsın: “Neden hiç bir şey demedim ya? Babam haklıydı, pazarlık sünnettir, ben sünneti bıraktım gittim!” Sonra bir daha dükkana dönüp pazarlık yapmaya çalışırsın, bu sefer satıcı güler: “Kardeşim sen kabul ettin artık, söz sözün karşılığıdır.”

Gerçek şu ki; bizim kültürümüzde pazarlık alışverişin bir parçasıdır. Eğer satıcı pazarlık etmezse, o dükkana güvenilmez. “Acaba burada ne gizliyor, neden fiyatı sabit tutuyor?” diye düşünürüz. Fiyatın düşmesi, hediyenin gelmesi bir yana; en önemlisi o karşılıklı konuşma, o küçük mücadele sonrası kurulan gönül yakınlığıdır.

Sonuç olarak: Pazarlık sünnettir diyenler haklıdır. Çünkü bu sadece para meselesi değildir. Bu birbirimize değer vermek, hakkı doğru bulmak, alışverişi sadece para alışverişinden çıkarıp iki insanın buluşmasına çevirmektir. Hatta öyle bir sünnettir ki; eğer pazarlık yapıp anlaşamazsan bile, “hayırlı işler ağabey” diyerek ayrılırsın. Çünkü bu mücadele bile saygıya layıktır.

Ve unutma: En pahalı şey hemen kabul ettiğin fiyattır. En kutsal kazanç ise hakkını vererek, hakkını alarak yaptığın anlaşmadır

Mesaj yaz


Sevimsiz
S
sevimsiz

Bildirimler

Sevimsiz
VEYA
Şifreni mi unuttun?