![]()
Bazı insanlar vardır ki, temizlik yapmak onlar için bir ev işi değil, adeta bir yaşam felsefesidir. Bu tiplerin dünyasında her yüzey potansiyel bir düşman hattı, her toz zerresi ise derhal imha edilmesi gereken bir teröristtir.
Bir titizin evine adım attığınız an, kendinizi bir hastanenin sterilizasyon odasında gibi hissedersiniz. Kapıda size uzatılan terlikler muhtemelen daha yeni yüksek ısıda yıkanmıştır. Koltuğa oturmaya yeltendiğinizde, arkanızdan bir elin gizlice kıyafetinizi süzdüğünü fark edersiniz. Kazara eliniz sehpanın kenarına çarpsa, siz daha “pardon” diyemeden ev sahibi cebinden çıkardığı dezenfektanlı mendille o bölgeyi hararetle ovalamaya başlar. Sanki oraya çay değil de radyoaktif atık dökmüşsünüz gibi bir panik havası eser.
”Titiz insanın vizyonu: Misafir gittikten sonra evi baştan aşağı çamaşır suyuyla yıkamıyorsan, o misafirlik sayılmaz.”
Bu tiplerin dışarıdaki hayatı da ayrı bir dramdır. Toplu taşımada tutunacak yer ararken sergiledikleri akrobatik hareketler, olimpiyat sporcularına taş çıkarır. Kapı kollarını dirsekleriyle açarlar, asansör düğmelerine anahtarlık arkasıyla basarlar. Çantalarında taşıdıkları hijyen kitiyle küçük bir ameliyatı çok rahat gerçekleştirebilirler.
Hayatı bu kadar steril yaşama çabası gerçekten yorucu. Bırakın o sehpa biraz tozlu kalsın, bırakın o bardakta küçük bir su lekesi olsun. Mikrop kapmaktan korkarken hayatı kaçırmak, o çok korktuğunuz tozlardan çok daha sevimsiz, bizden söylemesi!














