![]()
Aceleyle bir mesaj, not ya da yorum yazman gerekiyor. Parmakların klavyenin üzerinde uçar gibi hareket ediyor, beynin “hızlı ol, çabuk bitir” komutu veriyor. Tam “işte oldu, yazdım” diye göz gezdireceksin ki… karşında tamamen anlaşılmaz bir metin belirir.
“Merhaba nasılsın?” yazmak istersin, bir bakarsın “Mrehaba nasiılsın” olmuş. Harfler yer değiştirir, yan tuşlar kayıverir, bazen hiç basmadığın tuşlar devreye girer. Özellikle “s” ile “a”, “n” ile “m”, “i” ile “o” komşuları arasında adeta bir kaybolma oyunu oynanır.
Düzeltmek için geri dönersin, silme tuşuna basarsın ama o da inat eder: Bazen bir harfi siler, bazen tüm kelimeyi yok eder, bazen de tam düzelttim derken bir başka yanlış eklenir. Sonunda yazdığın metin, 3 kez silinip yeniden yazılmış, altı çizili, düzeltme işaretleriyle dolu bir hal alır.
İşin en komik yanı şudur: Ne kadar yavaş ve dikkatli yazarsan o kadar az hata yaparsın; ama ne kadar hızlı yazmak istersen, o kadar tuşlar birbirine girer. Sanki klavyenin gizli bir kuralı var: “Acele edersen, ben de sana oyun ederim!” Ve en sonunda yazdığını gönderirken, karşı tarafın “Ne demek istedin?” sorusuyla karşılaşmak da işin kaçınılmaz sonudur!














