![]()
Yazın en büyük çelişkilerinden biridir bu. “Bugün mutlaka denize gireceğim” kararı alındı mı, evde tam bir seferberlik başlar. Önce mayoyu bul, sonra güneş kremini sür — özellikle omuzlara, sırta, bacaklara iyice yedir. Üstüne şapka tak, gözlüğü ayarla, havluyu katla, suyu, meyveyi, telefonu, kremi tekrar çantaya yerleştir.
Tam hazır oldum derken bir şeyler eksik çıkar, tekrar kontrol et. Derken bir bakarsın, hazırlık tam bir saat sürmüştür. Sonunda sahile varırsın, suya doğru ilerlersin, ayak parmaklarını değdirirsin: “Ayy biraz serinmiş.” Yine de cesaretini toplayıp yavaş yavaş girersin. Tam göğsüne kadar gelince ya “çok tuzlu su gözümü yakıyor” dersin, ya da “işte şimdi üşümeye başladım” diye mırıldanır, en fazla 10 dakika içinde geri dönüp havluya sarılırsın.
Bütün o emek, ter, hazırlık süresi sadece birkaç dakikalık maceraya sığar. Ertesi gün yine aynı karar: “Bugün daha uzun kalacağım!” — ama sonuç hep aynı kalır














