![]()
Kapı zili çalmadan on dakika önce başlayan bu operasyon, adeta bir acil durum tatbikatı gibidir. Yerdeki çoraplar, koltuk arkasındaki dergi yığınları, masanın üstündeki boş bardaklar ve hatta birkaç gün önceden kalan poşetler… hepsi birden canlanır.
Tek hedef bellidir: Gelen kişinin gözü hiçbir dağınıklığa takılmasın. Çözüm mü? Bütün eşyaları en yakın dolaba, çekmeceye ya da yatak altına tıkmak. Kapak kapanırken “acaba taşacak mı?” diye bir an kalp atışı hızlanır ama “şimdilik yeter” deyip kapıyı açarsın.
Misafir gelir, her şey tertemizdir. İçinden gülersin ama akşam yalnız kalınca o dolabı tekrar açmaya cesaret edemezsin. Çünkü orada saklanan gerçek, bir gün mutlaka ortaya çıkacaktır.














