![]()
Yaya geçidine geldin, adımını atacaksın. Sağa sola bak, elini hafifçe kaldır, o “hadi yol ver” bakışını takın. İçinden eminsin: “Burası geçit, duracaklar elbet.”
İlk adımı atar atmaz önündeki araba hız kesmez. Hatta biraz daha hızlanır sanki “geç kaldın, ben geçeceğim” der gibi. Sen bir adım geriye sıçrarsın. Şimdi duruyorsun ortada. Ne ileri gidebiliyorsun ne geri. Tam karşıdan karşıya geçmeye çalışan, araba gören kedi misali dondun kaldın.
Böyle anlarda kafanda aynı sahne tekrar eder: Bir an “hadi dur şu adamın yerine” dersin, bir an “hadi koşup geçeyim” diye düşünürsün, bir an da “geri dönsem mi acaba” diye tereddüt edersin. Bacakların hareket etmez. Sadece başın sağa sola döner, sanki başını çevirdikçe arabalar aniden duracakmış gibi.
En kötüsü de arkandan gelenlerdir. Onlar da sana bakar, “neden durdu bu adam” der gibi. Sen ise utanır, büzülür, bir an önce kaçacak delik ararsın. Sonunda birisi durur ya da yol boşalır da sıçrayarak karşıya geçersin. Geçerken de başını öne eğer, sanki yanlış yapan senmişsin gibi özür dilercesine hızlı hızlı yürürsün.
Ve o an fark edersin: Bizim yaya geçidi kültürümüzde kural şudur; önce geçenleri izle, sonra umut et bekle. En sonunda da sen kediye dönersin. Çünkü yol hakkı senin olsa da, kimin duracağı kimin geçeceği hiç belli olmaz.















Hayatta her şeyin zamanı vardır, sabırlı olun ve güvenli geçişler dilerim! 🚶♂️🚦