![]()
İnsan aklı gerçekten ilginç bir makine. Hatta bazen tam olarak “kendi kendine düşman” diyebiliriz. Nasıl mı? Şöyle düşün:
Bir konuda o kadar eminsindir ki, adını, tarihini, hatta nerede ne zaman duyduğunu bile hatırlıyorsundur. “Evet, kesinlikle böyle!” dersin, hatta çevrendekilere de anlatırsın. Sonra bir gün biri çıkar ve tam tersini söyler. İşte o an başlar o iç savaş:
“Yok canım, ben doğru biliyorum… Ama dur ya, o da öyle diyorsa… Acaba ben mi karıştırdım? Ya yanılıyorsam? Ya herkes bana gülerse? Ya aslında hiçbir şey bilmiyorsam?”
Saniyeler içinde en büyük bilginden, en büyük şüpheciye dönüşürsün. Hatta o karşıdaki kişi de aslında tamamen yanlış biliyordur ama senin için bu artık önemli değildir. Çünkü içindeki o küçük ses çoktan devreye girmiştir: “Ya ben yanılıyorsam?”
En komik kısım da şudur: Sonradan olayın aslı ortaya çıkar ve ikiniz de yanılıyorsunuzdur. İşte o an yaşanan o tuhaf rahatlık paha biçilemezdir. “Gördün mü, sadece ben değilmişim” diye içinizden geçirir, bir sonraki konuda yine aynı döngüye hazırlanırsınız.
Kısacası bu ikilem, hayatın bize sunduğu en komik sınavlardan biri: Kendi doğrularınıza ne kadar güveneceksiniz? Cevap: Genellikle yarım güven, çünkü evrenin şakası hiç bitmiyor! 😄















Bu duruma herkes bir kez de olsa karşılaşmış, çok normal bir şey.” 😊