![]()
İnsanoğlunun çözülemeyen büyük sırlarından biridir valiz hazırlamak. Matematik, fizik, kimya hepsi bir kenara; bu konuda evrensel bir formül bulabilen henüz çıkmadı.
Tatile 3 gün kala başlar düşünce: “Sadece 3 gün kalacağım, az bir şey koyar çıkarım.” Sonra ilk hatayı yaparsın: “Ya hava değişirse?” Sırtına mont, yanına yedek kazak, bir de ince hırka koyarsın. Sonra “Ya bir yere oturup yemek yiyeceksem?” diye düşünür, farklı ayakkabılar eklersin.
Derken valiz ağzına kadar dolar ama bir türlü “tamam” diyemezsin. Elini uzatıp bir şeyler çıkarmaya başlarsın: “Bunu koymasam da olur.” Çıkarırsın ama beş dakika sonra geri koyarsın: “Ya lazım olursa?”
En komik kısım da tatil yerinde yaşanır. Valizi açtığında görürsün ki getirdiğin eşyaların %70’ine hiç dokunmamışsın. Ama eve dönerken yine aynı düşünce: “Keşke şunu da alsaydım belki giyerdim.”
Sonuç belli: Valiz hazırlamak, insanın kendi kendine oynadığı sonsuz bir “yeter mi, yetmez mi” oyunu. Ne kadar doldursan az, ne kadar boşaltsan eksik gelir.














