![]()
Gökyüzündeki devasa gaz kütlelerinin, sabah içtiğiniz kahvenin şeker miktarından tutun da eski sevgilinize attığınız o gereksiz mesaja kadar her şeyi kontrol ettiğine inanmak… Kulağa biraz çılgınca geliyor, değil mi? Ama dürüst olalım; hayatın kaosunu suçlayacak bir “Merkür Retrosu” her zaman işimize gelir.
Burçların Kısa Özeti:
-Koç ve Aslan: Dünyanın kendi etraflarında döndüğüne o kadar eminler ki, Güneş bile bazen mahcup olur.
-Akrep ve İkizler: Biri gizemli olayların efendisidir, diğeri ise aynı anda üç farklı karaktere bürünebilen bir “duygusal İsviçre çakısı”.
-Boğa ve Başak: Biri buzdolabıyla evli, diğeri ise masadaki yamuk duran kalemi düzeltmezse kıyametin kopacağına yeminli.
Düşündüren Nokta:
Aslında burçlar, kendimizi tanımak için kullandığımız birer ayna. “Ben Balık burcuyum, o yüzden ağlıyorum” demek, sorumluluğu evrene yıkmanın en konforlu yolu. Belki de karakterimiz yıldız haritalarında değil, verdiğimiz kararların toplamında gizlidir.
Yine de, başınıza gelen her aksilikte suçu Plüton’un yörüngesine atın; çünkü kendimizle yüzleşmek, bir burç yorumu okumaktan çok daha zor.
Sizce de kaderimiz gökyüzünde mi yazılı, yoksa sadece duymak istediğimiz hikayelere mi inanıyoruz?














