![]()
Türk kadını için temizlik, sadece hijyen değil; akrobasi, felsefe ve biraz da “bana bir şey olmaz” özgüvenidir. Hele konu apartmanın 5. katında cam silmekse, olay bir temizlik rutininden çıkıp adeta bir ekstrem spora dönüşür.
Sürecin ilk aşaması “Manevi Zırh” evresidir. Kadınımız, başını bir tülbentle bağlar, terliklerini fırlatır ve “Bismillah” diyerek pencereye tırmanır. Sol ayak içerideki kalorifer peteğine basarken, sağ ayak dışarıdaki mermerde, gövdenin yüzde yetmişi ise tamamen boşluktadır.
–Altın Kurallar ve Teknikler–
#Komşu Radarı: Camı silerken aşağıdan geçen tanıdıklara laf yetiştirmek şarttır. “Ayten abla, hani pazar indirimliydi?” derken yarım vücut sarkılır.
#Vileda Sopası Mühendisliği: Ulaşılamayan dış köşeler için kolu uzatmak yetmez. Vileda sopasının ucuna çorap lastiğiyle bez bağlanır. O sopa, kör noktalara bir samuray kılıcı gibi savrulur.
#Gazete Kağıdı Mucizesi: Mikrofiber bezler yalandır. Pencere pervazına tünemiş bir Türk kadınının elindeki en ölümcül silah, dörde katlanmış kuponlu gazete kağıdıdır.
Kamu Spotu: Azrail bile o camın nasıl iz bırakmadan temizlendiğini görmek için bir an durur ve saygıyla bekler.
Kısacası; yürek yemişlik, gazete kağıdı ve muazzam bir denge koordinasyonuyla Türk kadını, yüksek katlarda adeta yerçekimine diz çöktürür.














