![]()
Normal insanlar güne uyanarak başlar, bu tipler ise “Alarm ile WhatsApp Grubu Kurarak.” Sabahın köründe telefondan yükselen o siren sesi, onlar için bir uyanma çağrısı değil, sadece telefonun “Kanka müsitsen bi ara uyanırsın” deme şeklidir.
Bu kişilerin alarm listesi, adeta bir can çekişme kronolojisidir: 07:00, 07:05, 07:07 (çünkü 2 dakika hayati önem taşır), 07:12… Her “Ertele” butonuna basışlarında, parmaklarında bir olimpiyat atletinin hızı ve Matrix’teki Neo’nun soğukkanlılığı vardır. Telefonu her susturduklarında kendilerini zamanı bükmüş birer kuantum fizikçisi gibi hissederler. Oysa o arada uyudukları uykunun kalitesi, metrobüste ayakta gitmekten farksızdır.
Bilinçaltı Diyaloğu:
— “Kalkman lazım, işe/okula geç kalıyorsun.”
— “Yoo, şu an 19. alarmdayız. 20. alarm benim kırmızı çizgimdir.”
Ve o kaçınılmaz an… 20. ertelemenin ardından saat 08:45 olur. Yataktan fırlayışları, üzerine kaynar su dökülmüş bir kedi çevikliğiyle gerçekleşir. Evden tek çorapla çıkarken, “Eğer ışık hızına ulaşırsam zamanı geri alabilirim” gibi absürt hesaplar yaparlar. Yarın yine aynı dram yaşanacaktır, çünkü onlar için hayat, iki alarm arasındaki o 5 dakikalık illüzyondan ibarettir.














