![]()
Bilim insanları diyor ki “küresel ısınma var”. Ben diyorum ki yok, ben varım. Ben yandım. Bu sene olan bana oldu.
Temmuzda hava 45 derece. Gölgede 45. Güneşte zaten cehennemin provası yapılıyor. Çıkıp 5 dakika bakkala gidiyorsun, eve dönünce 3 kilo vermişsin, suratın nar gibi. Bu küresel ısınma değil, bu kişisel ısınma.
En sinir olduğum şey de bu. Çok sıcak diyorum, evet sıcak diyorlar. Hayır bu kadar basit olamaz! Bu sadece “evet sıcak” değil, “ölüyoruz” demeleri lazım. Ölüyoruz! Bu ciddiye alınmalı.
Geçen sene “çok sıcak ya” diyordum. Bu sene “çok sıcak ya” diyemiyorum, çünkü konuşmak için ağzımı açınca sıcak hava içeri giriyor. Klima? Klima artık aileden biri. Onu kapatınca ev bize küsüyor.
Diyorlar ki “buzullar eriyor”. Kardeşim benim buzluğum eriyor. Dondurma alıyorum, marketten eve gelene kadar ayran oluyor. Buzdolabı bile isyan etti, “ben artık yetişemiyorum” diyor.
Komşu teyze “eskiden böyle miydi” diyor. Değildi teyze. Eskiden vantilatör yetiyordu. Şimdi vantilatör sıcak havayı suratına vurmak için var, serinletmek için değil.
O yüzden lütfen. Küresel ısınma falan yok. Olsa hissederdik. Bu olan şey tamamen benim bahtsızlığım, benim yanmam. Güneş bu sene kafayı bana taktı.
Herkes otursun, ben serinleyene kadar kimse dışarı çıkmasın.














