![]()
Eyvah! Telefonum kayboldu! Paniklemeye başlar, evi alt üst ederim. Koltukların arkasını karıştırır, mutfağa, banyoya, hatta daha az önce oturduğum yere bile defalarca bakarım. “Kesin dışarıda düşürdüm”, “çaldırdım herhalde” diye felaket senaryoları kurar, üzülmeye bile başlarım.
Aklımda binbir düşünce, son çare olarak elimi pantolon cebine atarım… Ve orada! Telefon, tam da burnumun dibinde, günlerdir oradaymış gibi rahatça duruyor. O anki şaşkınlık, sonra da kendi kendime sinirlenme karışımı bir duygu kaplıyor içimi. “Nasıl görmem ben bunu ya!” diye söylenirken bir yandan da kahkahayı basıyorum. Meğer aradığım haz, en son bakacağım yerdeymiş! Her seferinde aynı salaklığı yapmaktan kendimi alamıyorum














