![]()
Hapşırmak doğal bir şeydir ama kalabalık ortamda iş tamamen bir sınava dönüşür. İçinden gelen o gürültüyü dışarı salarsan “kaba” damgası yersin; bastırmaya çalışırsan bu sefer de başka felaketler baş gösterir.
Burun kaşınmaya başlar, gözler yaşarır, “geliyor geliyor” diye içinden sayıklarsın. Hemen elini ağzına kapatır, sesi en ince noktasına indirmek için çaba gösterirsin. Sonuç ne mi? Ses yerine göğsünden garip bir hırıltı çıkar, gözlerin fırlayacak gibi olur, hatta kulakların bir anlığına duymaz hale gelir.
Bazen öyle zorlarsın ki, hapşırık yarım kalır ve başın ağrımaya başlar. Tam “başardım” dersin, bu sefer de burnun akmaya başlar. Etrafındakiler de ya endişeli ya da gülmemek için zor tutar kendini.
Anlayacağın; hapşırmak özgür bir eylemdir ama toplum kuralları onu tam bir işkenceye çevirir. Ne yaparsan yap ya sesin çıkar, ya suratın şekilden şekle girer!














