![]()
Hayatın en eski ve değişmez kurallarından biridir: Otobüs, sen ne kadar sabırla beklersen o kadar ortada görünmez.
Durakta dikilirsin, saate bakarsın, yola bakarsın, etraftaki tabelaları okursun, hatta yoldan geçen arabaları saymaya başlarsın… 5 dakika, 10 dakika, 15 dakika geçer. “Herhalde trafik vardır, biraz daha bekleyeyim” diye umut edersin. Ama bir bakarsın ki etrafta seninle birlikte bekleyenler de teker teker pes edip yürümeye başlar.
Sonunda sen de “artık yeter, zaten çok da uzak değil” deyip adımını atarsın. İşte tam o sihirli an gelir: Daha 20-30 metre gitmişsin, arkandan bir motor sesi… ve bir bakarsın ki o çok beklediğin otobüs, tam durakta durmuş, kapılarını açmış, senin arkandan gülerek geçiyor!
Sanki şoförün özel bir emri var: “Bekleyeni yor, pes edeni geç!” Otobüsün kendisi de sanki “senin sabrını test ediyorum” diye düşünür. Durakta dikildiğinde görünmez olur, yürümeye başlayınca birden hızlanır. En komik yanı da bir sonraki durakta koşup yetişsen bile, içine bindiğinde şoförün yüzünde “beklemeye devam etseydin daha erken gelirdin” der gibi bir ifade olur!
Kısacası bu işin sırrı şudur: Otobüsü beklerken yürümeye niyetlenirsen, kesinlikle arkandan gelir. Eğer yürümek istemiyorsan, o zaman hiç gelmez!














