![]()
Bu durum aslında tamamen uydurma değil, ama yaşandıkça insanın aklını karıştıran bir gerçeklik: Daha fazla uyumak her zaman daha dinç olmak anlamına gelmez.
Hafta içi alarm sesiyle 7 saat uyuyup fırlar kalkarsın, gün boyu enerjik olursun. Ama hafta sonu “bugün istediğim kadar uyuyayım, tüm yorgunluğumu atayım” diye yatağa girersin. 9 saat, 10 saat, hatta 11 saat… Gözünü açtığında ilk his: “Ben daha çok uyumuşken neden sanki hiç uyumamış gibi hissediyorum?”
Başın ağrır, vücudun ağırlaşır, gözlerin şişer, hatta günün geri kalanında da miskin miskin dolanırsın. Sanki vücudun bir sınırı var: “Tamam, yeterince dinlendin, fazlası ceza!” diye düşünüp seni daha yorgun hale getirir.
İşin en komik yanı da şudur: Bunu her hafta sonu yaşarsın, ama yine de “bu sefer erken kalkayım” yerine “biraz daha uyuyayım belki geçer” diye üstüne yatmaya devam edersin. Sonuç yine aynı: Çok uyumak, dinç olmak değil, adeta vücuda ekstra bir yük gelmek demek olur!














