![]()
Yorgun argın yatağa girersin, tek isteğin kafanı koyup rahatça uyumaktır. Yastığı alır, başının altına yerleştirirsin… Ama bir saniye geçmeden “olmamış” diye hissedersin.
Önce bir çevirirsin, diğer tarafı denersin. “Şimdi tamam” dersin, iki dakika sonra yine aynı his: çok yüksek, çok alçak, çok sert ya da çok yumuşak gelir. Sonra katlamayı denersin, kenarını altına alırsın, tam ortasını elinle bastırıp çukur yaparsın. Sağa dönersin, sola dönersin, neredeyse yastıkla dans edersin!
Bazen yastığı tamamen ters çevirirsin, bazen de diğer yastıkla değiştirirsin. Tam “işte buldum, en rahat yer burası!” dediğinde, birkaç saat sonra uyandığında yine aynı arayış tekrar başlar.
Anlarsın ki bu, hayatın küçük ama bitmeyen mücadelelerinden biridir: Yastık asla bir gece boyunca tam olarak istediğin gibi kalmaz, sen de hep onun en uygun noktasını arayıp durursun!














