Ramazan ayında herkes biraz daha sabırlı olur derler.Yalan.
-“Ben normalde böyle değilim, oruçluyum.” (Yoo normalde de böylesin.)
-İftara 3 saat kala evde sinir katsayısının yükselmesi. (Sesle konuşma, bakış yeter.)
-“Saat kaç?” (5 dakika önce sordun.)
–Sürekli yemek videosu izlemek. (Nefs terbiyesi değil,savaş)
-İftar sofrasını kurarken yarısını tatmak. (“Tuzuna baktım.”)
-İftara 2 dakika kala suya bakıp meditasyon yapmak.
-Top patladıktan sonra ilk yudumu dramatize etmek. (Oscar’lık performans.)
-“Az yiyeyim.” deyip 14 çeşit yemek almak.
–Sahurda alarmı erteleyip sonra bütün gün pişman olmak.
-“Çok şükür, kolay geçti.” (Akşam 6’ya kadar kimseye yaklaşmadın.)
-Hesapta olmayan iftar davetleri. (Tam pijamayı giymişken “Bu akşam bizdesiniz.”)
-“Size geliyoruz.” mesajının saat 16:47’de gelmesi. (Market kapalı, ev dağınık, sen aç.)
–İftara 10 kişi deyip 17 kişi gelmeleri. (Oğlum koş komşudan sandalye al.)
-Aç değilim deyip masayı stratejik yönetenler)
-İftardan 3 dakika sonra tatlıyı soranlar.(Pilav bitmedi ama tatlı önemli)
-Ezanı beklerken hurmaya en yakın pozisyonu alanlar. (Dalmaya hazır.)
-“Bu böreği kim yaptı?” (Beğenmeyip tarifte açık aramak için.)
Ama…
-Ezan okununca aynı sofrada toplanmak,
-O ilk yudumun verdiği huzur,
-Ve herkesin bir anda yumuşaması…
-Ertesi gün yine aynı sofraya oturmak.
Paha biçilemez
İşte o yüzden yine de güzel.
Devam edelim ;
-Sahurda alarm çalınca herkesin ölü taklidi yapması.
-“Ben kalkmayacağım.” deyip en çok yiyen olmak.
-Sahurda kahvaltı mı makarna mı krizleri.
-Sahurdan sonra “Biraz uzanayım.” deyip işe geç kalmak.
-Teravihde saf ortasında çıkmak isteyenler.
-En arka saftaki muhabbet.
-Ayakkabısını kaybedip sinirlenenler.
-Çıkışta en hızlı eve gitme yarışı.
-Pide kuyruğunda öne kaynak yapma çabası.
-Oruç tutmayanı yargılayan bakışlar.
Bakmayın sevimsizleştirdiğimize, hedefimiz ,her şey gibi bu kutsal ayda da sevimsizlik yapanlar.
Yine de küsmeyin,çünkü küslük geçici ,sevimsizlik kalıcıdır
